TRABZON’DA MUTLAKA GÖRMENİZ GEREKEN 10 YER

Trabzon, Doğu Karadeniz bölgesinin en güzel şehirlerinden birisi. Bol yeşili, yaylaları, tarihi dokusu ve hırçın Karadeniz’e kıyısı ile gezginlerin en çok ziyaret ettiği iller arasında. Gidenlerin tekrar gelmek istediği, henüz gitmemiş olanların ise bir an önce görmek istediği Trabzon’da görmeden dönmemeniz gereken on yeri sizler için sıraladık. Eğer gezmeyi ve keşfetmeyi seviyorsanız buyrun hep beraber macera dolu bir Trabzon turuna…

  • Sümela Manastırı

Bizans İmparatorluğu zamanında tahmini 375-395 yılları arasında yapıldığı düşünülen Sümela Manastırı, hem yapısının ilgi çekiciliği hem de farklı din mensupları için taşıdığı değer yönüyle yerli yabancı pek çok turistin Trabzon’da ilk görmek istediği mekânlar arasında. Trabzon merkeze 47 km olan Sümela Manastırı Maçka ilçesi Altındere köyü sınırları içerisinde yer alıyor ve yemyeşil bir doğa şöleninin içerisinde uzaktan size göz kırpıyor.

Mela Dağı’nın deniz seviyesinden 1,150 metre yükseklikteki kayaları oyarak ve doğal mağaralardan faydalanılarak yapılan Sümela Manastırına ulaşmanın iki yolu var.  Ana tesislere geldikten sonra araba ile yola devam edebileceğiniz gibi eğer yürümeyi seviyor ve manzaranın tadını çıkarmak istiyorsanız ortalama 1.5 saatlik nefes kesici patika yürüyüş yolunu tercih ederek de bu göz alıcı yapıya ulaşabilirsiniz.

  • Uzun Göl

Uzun Göl için cennetten bir köşe desek sanırız yanlış olmaz. Trabzon merkeze 99 km uzaklıkta, Çaykara ilçesi sınırlarında yer alan Uzun Göl, deniz seviyesinden 1090 metre yüksekliği ile her mevsim serinliğini koruyan şirin bir köy.

Yamaçlardan düşen ve Haldizen deresinin önünü kapayan kayalar, derenin denizle bağlantısını kesmiş ve böylece hepimizin hayranı olduğu bu doğa harikası göl meydana gelmiştir. Yerli yabancı turistlerin vazgeçemediği mekânlardan biri olan Uzun Göl’de yaz sıcağının hararetini giderebilir güne enfes lezzetlerden oluşan doğal köy kahvaltısıyla başlayabilirsiniz.

  • Atatürk Köşkü

Atatürk Köşkü manevi değeri açısından hem Trabzon hem de Türk tarihi için önemli bir mekândır. Atatürk Trabzon’a ilk gelişi olan 1924 yılında Avrupa ve Batı Rönesans mimarisinde yapılmış bu gösterişli köşkü görmüş ve çok beğendiğini dile getirmiş, 1030 yılında gerekli işlemlerden sonra köşk Atatürk’e hediye edilmiştir. 1937 yılında Trabzon’u son ziyaretinde Atatürk bu köşkte kalmış, 11 Haziran 1937 gecesi bu köşkte bütün mal varlığını Türk ulusuna armağan etme kararı almış ve mal varlığının bir listesini hazırlayarak gereğinin yapılması için Başbakan’ a göndermiştir.

Trabzon merkezde Soğuksu bölgesinde bulunan Atatürk Köşkü, yemyeşil ormanlık alan içerisinde bembeyaz zarif yapısı ile görenleri kendine hayran bıraktırmakta ve Atatürk’ün hatıraları ile ziyaretçilerini karşılamaktadır.

  • Ayasofya Müzesi

Yapım tarihi 1250-1260 yıllarına dayanan Ayasofya Müzesi, dini bir gereksinim olarak Trabzon imparatorluğu kralı 1. Mauel tarafından yaptırılmıştır. Zamanla kilise olarak kullanımı sona ermiş, hastane ve cami olarak kullanılmıştır.

Günümüzde müze olarak ziyaretçilerinin kabul eden Ayasofya Müzesi, yıllara meydan okuyan heybetli görüntüsü, fresklerde anlatılan dini sembolleri ve hemen yanı başında yer alan Ayasofya Cami ile Trabzon’un en çok ziyaretçi akınına uğrayan mekânlarından birisidir ve merkezde bulunması sebebiyle ulaşımı oldukça kolaydır.

  • Boztepe

Boztepe, Trabzon gezilerinin olmazsa olmaz duraklarından bir tanesi. Bol yürüyüşlü ve tırmanışlı gezilerin ardından günün yorgunluğunu çıkarmak, tüm Trabzon’u tepeden görmek ve gün batımının eşsiz güzelliğini seyretmek için ideal bir yer olan Boztepe de çayınızı-kahvenizi yudumlarken bir yandan da gezi notlarınızı tutabilir, bol bol fotoğraf çekebilirsiniz.

  • Çal Mağarası

Trabzon’a kadar gelip de dünyanın en uzun ikinci mağarasını görmeden dönmek olur mu? Elbette hayır. Evet, yanlış okumadınız, Çal Mağarası dünyanın en uzun ikinci mağarası olarak kabul ediliyor ve Trabzon merkeze 48 km uzaklıkta Düzköy ilçesi Çal Beldesinde bulunuyor.

2003 yılında ziyarete açılan Çal Mağarası, astım ve sinüzit hastaları için şifa kaynağı olarak kabul ediliyor. Mağaranın üzerinde yer alan tarihi kale, mağaranın içinde akan dere ve sarkıt dikitler ziyaretçileri kendisine hayran bıraktırıyor. Trabzon gezinizin en güzel doğal güzelliklerinden biri olan Çal Mağarası size mistik bir atmosfer sunuyor.

  • Zagnos Vadisi

Trabzon şehir merkezinde bulunan Zagnos Vadisi bir kentsel dönüşüm projesidir. Yapay havuzları, bitki ve ağaç peyzajları, piknik ve rekreasyon alanlarının bulunduğu Zagnos Vadisi,  yoğun bir tempoda devam ettirdiğiniz gezinize kısa bir çay molası vermek için ideal bir mekan.

  • Ortahisar

Zorlu tırmanışlar, yüksek rakımlı yayla ve ovalardan sonra biraz da merkezi gezelim dediğinizde Trabzon’da akla gelen ilk yerlerden birisi Ortahisar’dır. Burası Kanuni Sultan Süleyman’ın doğduğu yer olması ve surların içinde yer alan dokusu ile tam bir tarihi alandır. Kanuni Evi, eski Trabzon evleri, kale kalıntıları, Yavuz Sultan Selim’in annesi Gülbahar Hatun için yaptırılan cami ve türbe gibi yapıların bulunduğu Ortahisar, Trabzon’un en eski yerleşim alanlarından birisidir. Bu tarihi alan içinde attığınız her adımda dinginliği ve huzuru bulabilir, sükûnet içinde geçmişe yolculuk yapabilirsiniz.

  • Bedesten

Yavuz Sultan Selim’in annesi Gülbahar Hatun tarafından 1461-1512 yılları arasında yaptırıldığı varsayılan Bedesten, Trabzon ziyaretçilerinin uğramadan dönmedikleri mekânlar arasında yer alıyor.

Ulaşımı oldukça kolay olan Bedesten, günümüzde de işlevselliğini korumak için restoran ve kafelere ev sahipliği yapıyor. Tarihle yüz yüze geleceğiniz bu muhteşem yapıda dilerseniz yöresel lezzetleri tadabilir, çayınızı-kahvenizi yudumlayabilirsiniz.

  • Vazelon Manastırı

Trabzon merkeze 40 km uzaklıkta olan Vazelon Manastırı Maçka ilçesi sınırları yer almaktadır. İçerisinde mağaralar ve ayazma bulunan Vazelon Manastırı’nın MS 270-317 yılları arasında inşa edildiği tahmin edilmektedir ve pek çok saldırıya maruz kaldığı için Sümela manastırı kadar korunamamıştır.

Sarp kayalıkların arasında geçmişten günümüze köprü kuran bu muazzam yapı, son yıllarda Trabzon ziyaretçilerinin es geçmediği mekânlar arasında yer alıyor.

Doğa sporları ve yöresel yemekler

Eğer Trabzon’a gittiyseniz ve cesaretliyseniz doğa sporları ile en eğlenceli vakitlerinizi geçirebilirsiniz. Rafting ile suda heyecan dolu bir macera yaşayabilir, zipline ile yüksekten kuş bakışı bakabilir ve adrenalinin sınırlarını zorlayabilirsiniz.

Karadeniz yemek konusunda da oldukça cömerttir. Mısır ekmeği, Akçaabat Köftesi, Laz Böreği, Hamsiköy sütlacı ve Muhlama yemeden dönmek gibi bir hata sakın yapmayın ve bu leziz tatları mutlaka asıl yerinde deneyin.